Mobil uygulamadan devre kartına, web platformundan yapay zeka ajanlarına kadar — bir problemi çözmek için hangi katman gerekiyorsa onu öğrenip inşa ediyorum. Kimse istemese de.
Her projede tekrarlanan birkaç prensip var — bunlar süsleme değil, gerçekten nasıl çalıştığımı anlatıyor.
Bir mobil uygulamada eksik olan sağlık verisi entegrasyonunu, bir devrede eksik olan güç regülasyonunu, bir web platformunda eksik olan gizlilik mimarisini aynı isteklilikle öğrenip kurarım.
Bir özelliğin işe yarayıp yaramadığına kendi kafamda karar vermek yerine, gerçek kullanıcılara (ve ilgili kurumlara) gösterip geri bildirim topluyorum, sonra ona göre değiştiriyorum.
Bir donanım projesinin bıraktığı boşluğu bir web platformuyla kapatmak gibi — tek başına duran projeler yerine, birbirini tamamlayan sistemler kurmayı tercih ederim.
Bir donanım hatasını haftalarca debug edip, çözüm ilk düşündüğüm yerde değil sistemin temel mimarisinde çıksa bile, o mimariyi baştan kurmayı göze alırım.
Farklı katmanlarda, farklı problemler için kurduğum sistemler. Her biri gerçek kullanıcılarla test edildi ya da ediliyor.
İşitme/konuşma engelli depremzedelerin enkaz altında bile kurtarma ekiplerine ulaşabilmesi için ESP32 tabanlı, Bluetooth üzerinden çalışan bir SOS ve yakınlık tespit sistemi.
Kamera ve göz takibiyle el işaretlerini Türkçeye çeviren, altı modlu, tamamen cihaz üzerinde çalışan bir erişilebilirlik platformu.
Antrenman, beslenme ve toparlanmayı tek bir akışta birleştiren, yapay zeka destekli bir spor koçu uygulaması.
Sunucu/kanal yapısı, gerçek zamanlı yazışma ve WebRTC ile sesli/görüntülü kanalları olan, kendi barındırılabilen bir sohbet platformu.
Kripto, ABD hisseleri ve BIST için 8 ayrı yapay zeka ajanının birlikte değerlendirme yaptığı bir piyasa analiz motoru.
Bir şeyin nasıl çalıştığını anlamak, sonra kendi ellerimle yeniden kurmak — bu, öğrendiğim her yeni katmanda tekrarladığım tek şey. Küçüklüğümden beri aynı dürtü: eline aldığın şeyi sökmek, neden öyle çalıştığını anlamak, sonra ondan daha iyisini kurmak.
Bir fikirden çalışan bir sisteme giden yol, bende hep aynı sırayı izliyor.
Bir problemi, var olan çözümlerin neden yetersiz kaldığını anlayana kadar didikliyorum — genelde en değerli fikir, "neden kimse bunu böyle çözmemiş" sorusunun cevabında saklı.
Bir mobil uygulamada backend'i, bir donanım projesinde devre tasarımını — hangi katmanda bilgim eksikse, projeyi durdurmak yerine o katmanı öğrenip devam ediyorum.
Kendi kafamda "yeterince iyi" olduğuna karar vermek yerine, gerçek insanlara (kullanıcılara, uzmanlara, ilgili kurumlara) gösterip geri bildirim alıyorum.
Bazen bu, küçük bir düzeltme; bazen sistemin temel mimarisini baştan kurmak anlamına geliyor. İkisi de olabiliyor, hangisi gerekiyorsa onu yapıyorum.